Hersek / Tuzla / Yalova / Altınova
Hersek / Tuzla / Yalova / Altınova
Personel Devam Kontrol Sistemleri
Sabah tersanede gün sessiz başlamaz. Çelik kokusu vardır havada, vinçlerin sesi erkenden duyulur, kaynak makineleri daha güneş yükselmeden çalışmaya başlar. Gemi inşa edilen, sökülen ya da onarılan bir alanda zaman başka akar. Saat kavramı esnektir ama kontrolsüz olamaz. İşte gemi tersane sistemleri bu karmaşayı ayakta tutan altyapıdır. Ve bu altyapının sessiz ama kritik parçalarından biri pdks, yani personel devam kontrol sistemleridir.
Tersane dediğin yer ofis gibi değildir. Herkes aynı kapıdan girmez, aynı katta çalışmaz, aynı saatte mola vermez. Kimisi havuzda çalışır, kimisi güvertede, kimisi kapalı alanda. Kaynakçısı ayrı riske girer, boya ekibi ayrı, elektrikçi ayrı. Bu yüzden “kim nerede, ne zaman” sorusu tersanelerde sadece idari bir mesele değildir; doğrudan güvenlik konusudur.
Burada personel devam kontrol sistemleri sadece mesai yazmak için kullanılmaz. Sahadaki hareketi anlamak için kullanılır. Sabah vardiyasına kaç kişi indi, öğleden sonra kaç kişi çıktı, gece vardiyasında kimler kaldı? Bu bilgiler net değilse tersane yönetimi kördür. Kimin nerede olduğunu bilmediğin bir yerde iş güvenliğinden söz etmek zordur.
Bu yüzden tersanelerde kartlı sistemler çoğu zaman yetersiz kalır. Kart düşer, ıslanır, kaybolur, el değiştirir. Sahada kim kimdir karışır. İşte bu noktada parmak izi sistemleri ciddi fark yaratır. Parmak izi kişiye aittir, başkasına verilemez. Tersane gibi giriş çıkışın yoğun, alanların riskli olduğu yerlerde bu netlik hayat kurtarır.
Pdks ile entegre çalışan parmak izi sistemleri, tersaneye giren personelin gerçekten yetkili kişi olmasını garanti altına alır. Aynı zamanda vardiya takibini sağlamlaştırır. Kim sabah geldi, kim geç kaldı, kim gece vardiyasına girdi; hepsi tartışmasız şekilde kayda girer. Sahada yüksek ses olur ama kayıtta sessizlik vardır. Netlik vardır.
Gemi tersanelerinde işler genellikle proje bazlı yürür. Bir geminin bakım süresi bellidir, teslim tarihi bellidir. Bu tarihe yetişmek için kaç kişinin, ne kadar süre çalıştığını bilmek gerekir. Sadece kaç saat çalışıldığı değil; hangi vardiyada, hangi yoğunlukta çalışıldığı önemlidir. Personel devam kontrol sistemleri bu noktada projenin görünmeyen zaman çizelgesini oluşturur.
Şu sahne tersanelerde çok yaşanır:
Geciken bir iş vardır ama kimse nedenini tam söyleyemez. “Yoğunluk vardı” denir, “ekip eksikti” denir. Ama veri yoksa bunlar sadece laftır. Pdks verileri açıldığında tablo netleşir. Bir vardiyada personel eksik kalmıştır, başka bir vardiyada yük bindirilmiştir. Sorun çelikte değil, planlamadadır.
Güvenlik tarafı tersanelerde en hassas konudur. Yüksekte çalışma, ağır ekipman, dar alanlar… Bir kazanın maliyeti sadece maddi değildir. Bu yüzden tersanelerde kimlerin hangi alanlara girebileceği net olmalıdır. Parmak izi sistemleri, bu alan yetkilendirmelerinde önemli rol oynar. Boya bölümüne herkes giremez, havuz alanına yetkisiz personel inemez. Sistem fiziksel sınır koyar.
Bu kontrol sayesinde tersane yönetimi “kim vardı” sorusunu tahminle değil, kayıtla cevaplar. Denetim geldiğinde ya da bir olay yaşandığında “orada kim çalışıyordu” bilgisi saniyeler içinde önüne gelir. Gemi tersane sistemleri bu şekilde sadece üretimi değil, sorumluluğu da taşır.
Tersanelerde genellikle taşeron çalışan sayısı da yüksektir. Farklı firmalar, farklı ekipler, kısa süreli işler… İşte bu karmaşa, personel devam kontrol sistemleri olmadan tamamen kontrolsüz hâle gelir. Taşeron kim, kim kaç gün çalıştı, hangi vardiyada yer aldı? Parmak iziyle çalışan bir pdks, taşeron–kadrolu ayrımını netleştirir. Kimin ne kadar süre sahada olduğu şaşmaz.
Bordro, hak ediş, fazla mesai gibi konular da tersanede başlı başına bir baş ağrısıdır. Sahadaki mesai defterle tutulmaz. Böyle bir ortamda pdks yoksa adalet de yoktur. Kim fazla çalıştı, kim az çalıştı; hatırlayanın hatırladığı kadar olur. Oysa personel devam kontrol sistemleri bu işi duygudan çıkarır. Rakam konuşur, tartışma biter.
Teknoloji tarafında tersaneler eskisi kadar geri değildir. Artık gemi tersane sistemleri, dijitalleşmenin tam ortasında. Vinç yazılımları, bakım takip sistemleri, proje takibi… Bunların içine pdks entegre olduğunda resim tamamlanır. İnsan unsuru nereye oturdu görünür. Sistem insanı yakalamaz; insan sistemi yakalar.
Küçük tersaneler bazen “biz birbirimizi biliyoruz” der. Doğrudur, biliyorlar. Ama iş büyüdüğünde o bilgi dağılır. Yeni ekipler gelir, vardiyalar kayar, işler çoğalır. O zaman geç kalınmış bir personel devam kontrol sistemi kurmak sancılı olur. Baştan kurulan parmak izi sistemleri ise büyümeye engel olmaz, tam tersine omurga olur.
Tersane sahasında disiplin bağırarak sağlanmaz. Sistemle sağlanır. Kimseye özel muamele yapmayan, herkesi aynı terazide tartan sistem huzur getirir. Pdks burada bir ceza aracı değil; düzen aracıdır. Ne eksik ne fazla. Olanı gösterir.
Sonuçta tersane dediğin yer romantik değildir. Gürültülüdür, ağırdır, risklidir. Ama doğru kurulduğunda inanılmaz bir üretim disiplinine sahiptir.
Gemi tersane sistemleri bu disiplini ayakta tutar.
Personel devam kontrol sistemleri zamanı dengeye alır.
Parmak izi sistemleri kimliği netleştirir.
Bunlar birlikte çalıştığında tersane yürür.
Biri eksikse işler sürünür.
Deniz affetmez, çelik affetmez, sistemsiz çalışma hiç affetmez.
Tersanelerde düzen rastgele kurulmaz. Kurulursa da ancak sistemle ayakta kalır.